Haber Detayı
27 Mayıs 2019 - Pazartesi 12:45
 
Ayasofya fetih demektir
AGD’nin, İstanbul’un fethinin 566. yıldönümü nedeniyle geçtiğimiz gece düzenlediği sahur ve sabah namazı programında binlerce Müslüman Ayasofya Meydanı’nda fetih namazı kıldı.
GÜNDEM Haberi
Ayasofya fetih demektir

Anadolu Gençlik Derneği’nin “Seccadeni ve sefer tasını al da gel” davetiyle binlerce fetih sevdalısı, Sultan Fatih’inemaneti olan Ayasofya Camii’nin önünde sahur yapıp sabah namazını eda etti. Ayasofya Meydanı’nda Müslümanların yüreklerinden yükselen tekbirler, 85 yıldır ezana hasret kalan Ayasofya Camii’nin duvarlarında yankılandı.

 

AYASOFYA MÜCADELEMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ

Meydanı dolduran binlerce fetih sevdalısına hitap eden AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “Fetihler heyecandır, fetihler aşktır ama bizim bu noktada kalbimiz buruktur” dedi.

1453’ten 1934’e kadar minarelerinden Allahu ekber nidaları eksilmeyen Ayasofya’mız tam 85 yıldır minarelerinde tekbir ve ezan olmaksızın mahzun bir şekilde durmaktadır. Ayasofya İslam’ın başşehri olan İstanbul’umuzun temsilidir. Biz Anadolu Gençlik olarak Ayasofya Camii’nden Allahu ekber nidaları yükselinceye kadar Allah’ın izniyle bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

 

Fatih Sultan Mehmet Han’ın mahzun emaneti Ayasofya Camii, yine tarihi bir geceye tanıklık etti. Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD), İstanbul’un fethinin 566. yıldönümü nedeniyle geçtiğimiz gece düzenlediği sahur ve sabah namazı programında, binlerce Müslüman Ayasofya Meydanı’nda buluştu. Büyük bir heyecana sahne olan programa AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Gökçınar, AGD İstanbul Şube Başkanı Yunus Genç, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, AGD eski İstanbul Şube başkanları Ali Uğur Bulut ve Muhammet Kerem Öncel ile binlerce vatandaş katıldı.

 

 

ÜÇ GÜZEL İBADET ‘TEHECCÜD, SAHUR VE SABAH NAMAZI’ BİR ARADAYDI

“Seccadeni ve sefer tasını al da gel” davetiyle dolup taşan meydan; “Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın” haykırışlarıyla inledi. Sahurdan önce meydanları dolduran vatandaşlar, Ayasofya Meydanı’nda yanlarında getirdikleri yiyecekler ile sahurlarını yaptı. Sahurlar yapılıp niyetler edildikten sonra, program Peygamber Efendimiz’e getirilen salavatlar ve kılınan teheccüd namazı ile devam etti. Fetih ve Ayasofya’nın öneminin anlatıldığı konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim Dünya Kıraat Birincisi ve Kudüs imamlarının hocası Dervish Mansour Ebu Khedir’in imamlığında sabah namazı kılındı.

 

DİYARBAKIR VE İSTANBUL FETHİN İKİ ŞEHRİDİR

Programda son olarak AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, meydanı dolduran binlerce fetih sevdalısına hitap etti. Diyarbakır’ın Fethi kutlamalarından yeni döndüğünü belirten Salih Turhan, Ayasofya Meydanı’nda hazır bulunanlara Diyarbakırlıların selamlarını iletti. Diyarbakır ile İstanbul’un kardeş şehirler olduğunu ifade eden Turhan; “Diyarbakır ve İstanbul birbirine çok benzeyen iki şehrimiz. İki şehir de Peygamber Efendimiz’in fetih müjdesine nail olmuş, sahabe efendilerimizin kilometrelerce öteden fetih için koştukları birer şehir. İki şehir de kardeşliğin yeryüzüne tesisine mihmandarlık yapmış şehirler. Diyarbakır Anadolu’nun İslamlaşması, İstanbul ise Avrupa’nın İslamlaşması sürecini başlatan şehirler. Sizlere fetih şehri, peygamberler şehri, sahabeler şehri Diyarbakır’ın selamını getirdim” şeklinde konuştu.

 

AYASOFYA’NIN MİNARELERİ 85 YILDIR EZANA HASRET

Konuşmasına Ayasofya’nın Müslümanlar için kıymetini anlatarak devam eden Salih Turhan ‘Fetihler heyecandır, fetihler aşktır ama bizim bu noktada kalbimiz buruktur. 1453’ten 1934’e kadar 481 yıl minarelerinden Allah-u ekber nidaları eksilmeyen Ayasofya’mız tam 85 yıldır minarelerinde tekbir, tehlil ve ezan olmaksızın mahzun bir şekilde durmaktadır. 1934 yılında sahte imzalarla Bakanlar Kurulu kararı denilerek Ayasofya Camii’miz ne yazık ki kapatıldı. 1 Şubat 1935’te Ayasofya Camii’miz müze haline getirildi. Yine 1935 yılında Ayasofya’nın etrafında bulunan Fatih Medreseleri ve Küçük Ayasofya’nın minareleri kaldırıldı. 1950 yılında Fatih’in Ayasofya vakfiyesini İngiltere’ye gönderdiler. Gönderilen vakfiyenin önemli bir bölümünü kesip tekrar bize göndermiş oldular. Ve yine tarihin içinde 1992 senesinde Ayasofya Camii’ni tadilata alacağız, daha güzel yapacağız diyerek caminin figürlerini kırdılar yıktılar, kilise figürlerini ortaya çıkardılar. 2002 yılında Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Ayasofya’nın kilise olarak açılması konusunda talepte bulundular. Ve buna benzer talepler artarak devam etti” açıklamasında bulundu.

 

 

AYASOFYA ŞUURU ERBAKAN HOCA’NIN ESERİDİR

Programı organize eden Anadolu Gençlik Derneği’nin İstanbul Şube Başkanı Yunus Genç, “İstanbul’un fethinin en büyük sembolü olan Ayasofya yeniden cami olarak açılmalıdır. Erbakan Hocamızın dediği gibi Ayasofya’nın cami olarak açılması Hakk’ın bâtıla galebe çalmasıdır. Ne mutlu Ayasofya’nın yeniden cami olarak açılması için mücadele verenlere. Kalbimize Ayasofya’nın yeniden cami olması şuurunu nakşeden Erbakan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Ayasofya fetih demektir. Ümmet olmaya çağrı yapanların aziz çağrısıdır. Ayasofya, Malcolm X’lerin buluşma noktasıdır. Ayasofya, ‘mesele yalnız Allah’a kul olmaktır’ diyen Muhammet Zahid Kotku Hazretleri demektir. Ayasofya’da fetih namazı İsrail’e tokat atacak bir neslin habercisi demektir. Bir gün zincirler kırılacak ve Ayasofya’da fetih namazı yeniden kılınacaktır. Ne mutlu o güne kavuşanlara” diye konuştu.

 

AYASOFYA MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Dünyanın dört bir yanında Ayasofya’yı kilise yapmak için dernekler ve vakıflar kurulduğuna dikkat çeken Turhan, “Yoğun bir şekilde Ayasofya’nın kilise olarak açılmasını talep ediyorlar. Biz bu programları yaptığımız her zaman dünyanın birçok bölgesinden basın mensupları; ‘Siz neden Ayasofya’yı cami olarak talep ediyorsunuz. Ya müze kalsın ya da kilise olarak açılsın. Neden bu kadar ısrar ediyorsunuz?’ diye gelip sorular soruyorlar. Biz de onlara diyoruz ki, ‘Siz Endülüs’ü tarumar ederken bize mi sordunuz? Siz İslam coğrafyasını yıkarken bize mi sordunuz?’ Bu Ayasofya, Sultan Fatih’in kendi parasıyla ödeyerek aldığı bir mabeddir. Bu Ayasofya İslam’ın başşehri olan İstanbul’umuzun temsilidir. Biz Anadolu Gençlik olarak Ayasofya Camii’nden Allah-u ekber nidaları yükselinceye kadar Allah’ın izniyle bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Ve fersah fersah bu mücadelemiz bu azmimiz devam edecek. İnşallah önümüzdeki yıl Ayasofya’nın dışında değil içinde namaz kılmayı Cenab-ı Hakk hepimize nasip etsin” ifadelerini kullandı.

 

‘TEHECCÜD, SAHUR VE SABAH NAMAZI’ BİR ARADAYDI

“Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın” haykırışıyla sahurdan önce Ayasofya Meydanı’nı dolduran Müslümanlar, sahur yapıp teheccüd namazı kıldı. Fetih ve Ayasofya’nın öneminin anlatıldığı konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim dünya kıraat birincisi ve Kudüs imamlarının hocası Dervish Mansour Ebu Khedir’in imamlığında sabah namazı eda edildi.

 

“BU ŞUUR ERBAKAN HOCAMIZIN ESERİDİR”

Anadolu Gençlik Derneği’nin İstanbul Şube Başkanı Yunus Genç ise, “İstanbul’un fethinin en büyük sembolü olan Ayasofya yeniden cami olarak açılmalıdır. Erbakan Hocamızın dediği gibi Ayasofya’nın cami olarak açılması Hakk’ın bâtıla galebe çalmasıdır. Kalbimize Ayasofya’nın yeniden cami olması şuurunu nakşeden Erbakan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Ayasofya fetih demektir. Bir gün zincirler kırılacak ve Ayasofya’da fetih namazı yeniden kılınacaktır. Ne mutlu o güne kavuşanlara” diye konuştu.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Ayasofya, fetih, demektir,
Yorumlar
Haber Yazılımı