Haber Detayı
15 Ocak 2020 - Çarşamba 17:05
 
İsmailağa Cemaati Diyanet'ten önce konut kredisi fetvası vermiş!
Diyanet’in konut kredisi fetvası tartışmaları beraberinde getirdi. İsmailağa Cemaati ise , 1 ay öncesinde TOKİ ve Emlak Konut yetkilileriyle görüşerek caiz fetvası verdiği ortaya çıktı
GÜNDEM Haberi
İsmailağa Cemaati Diyanet'ten önce konut kredisi fetvası vermiş!

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kamu bankalarından alınan konut kredisinin caiz olduğunu belirttiği fetvası tartışılmaya devam ediyor. 

Söz konusu fetvada, kamu bankalarının TOKİ’nin yaptığı Sosyal Konut projesinden ev sahibi olmak isteyen vatandaşlara sağladığı faizli kredilerden gelir elde etmediği savunularak ödeme güçlüğü içindeki vatandaşların ev sahibi olmalarına yardımcı oldukları iddia edildi.

Fetvada şöyle denildi:

"İslam’da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. İş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir. TOKİ aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. Bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

Bu itibarla, devlet TOKİ’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir."
Bu fetvayı, Diyanet’in açıklamasından yaklaşık 1 ay önce, İsmailağa Cemaati’nin çok daha detaylı şekilde verdiği ortaya çıktı.

Detaylı fetva 1 ay önce İsmailağa'dan geldi

İsmailağa Cemaati’nin Fıkıh Kurulu Üyesi Fatih Kalender, 27 Aralık 2019'da İsmailağa Net’te yayınlanan Güncel Fıkhi meseleler programında, Sosyal Konut projesiyle ilgili detaylı bir inceleme yaptıklarını ve konuyla ilgili yetkililerle de görüşüldüğünü belirtti.

Nasıl caiz olmaz?

“Siz TOKİ’den daireyi alıp daireye olan borcunuzu bankadan kredi kullanarak öderseniz bu bankanın devlet bankası olması sonucu değiştirmeyecek. Bu caiz olmayacaktır. TOKİ’nin sahibi de devlettir, devlet bankasının sahibi de devlettir, kamudur, dolayısıyla patron tektir. Dolayısıyla kurumlar farklı olsa da benim yapacağım akit bir akit hükmündedir, bunda Faiz yoktur denilemez” diyen Kalender, "Önce TOKİ’den malı alıp, zimmetimize borç olarak yerleştirip, daha sonradan bankayla ikinci bir kredi sözleşmesiyle borcumu oraya ödettirerek bankaya fark ödeyerek bunu yaparsam bu elbette caiz olmaz” ifadelerini kullandı."

"Üst düzeyde vazife yapan arkadaşlarla görüştüğümüzde..."

“Konuyla alakalı sistem içinde aktif, üst düzeyde vazife yapan bazı arkadaşlarla bir vesileyle görüştüğümüzde, konuyu biraz irdelediğimizde bize şöyle söylediler: Bahsedilen iki banka ki bunlar kamu bankası, bunlar kredi vermeyecekler. Bunlar sadece TOKİ’nin tahsildarlığını yapacak” şeklinde konuşan Kalender şöyle devam etti:

"Vadeyi yapan kurum bizatihi evi satan kurumun kendisidir. Yani Toplu Konut İdaresi’dir. Peki, bunların (bankaların) vazifesi nedir? Parayı sizden alacaklar ve parayı tekrar sizin namınıza kuruma verecekler. Bu işlemi yaptıklarından dolayı komisyon alacaklar ve bu sabit bir komisyon. Belirli bir komisyon rakam olarak. Burada sizin borçlu olduğunuz kurum TOKİ olacak, tabi bize anlatım bu şekildedir."

Ev fiyatıyla ilgili vadeyi TOKİ’nin kendisinin yapacağını tekrar eden Kalender, TOKİ’nin “Bu vadeyi git falan banka üzerinde öde” dediğini çünkü TOKİ’nin bir veznesinin olmadığını aktardı. “Bu durumda fıkhen herhangi bir mahsur lazım gelmeyecektir. O kurumun faizli bir kurum olmasının bir önemi yok” diyen Kalender, isteyenlerin kuraya girebileceğini vurguladı. 

 

"Emlak Konut'la, TOKİ'yle görüştük; caiz olan işleme faiz tabirini kullanmak bunu vade farkından çıkarmaz"

Kalender farklı bir gün yapılan programda ise aynı soruya şu şekilde cevap verdi:

"Yetkili olan, Emlak Konut’la, TOKİ’yle birebir irtibatı olan, orada üst düzeyde olan kişilerle de bununla alakalı bir takım görüşmeler yaptık. İslam fıkhında bir kural vardır; akitlerde itibar lafza değil manayadır. Faiz haramdır ancak faizin ismine faiz dememek faizin haramlılığını ortadan kaldırmaz. Vade farkı caizdir. Caiz olan bu işleme faiz tabirini kullanmak da bunu vade farkından çıkarmaz. Helal olan bir işleme haram ifadesini kullanmak onu faiz konumuna sokmayacağı gibi faize kar payı demek de onu helal yapmayacaktır. Burada ifadelerden daha ziyade arka planda yatan işleyiş nedir, bu bizim için önemli olandır. Bu konuya takılmamız gerekir."

Kaynak: Editör:
Etiketler: İsmailağa, Cemaati, Diyanet'ten, önce, konut, kredisi, fetvası, vermiş!,
Yorumlar
Haber Yazılımı