Yazı Detayı
04 Kasım 2020 - Çarşamba 13:38
 
İYİLİĞİ EMRETMEK
İsmail ÖZDEMİR
 
 

İYİLİĞİ EMRETMEK, KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAK 

 

ÂL-İ İMRAN-104-İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.

Ma’ruf’u emir ve münkerden nehiy vazifesi, müslümanlar üzerine bir farzdır. Bunun farziyeti Kitab ve Sünnet’le sabittir. Aynı zamanda bu farz, İslâm’ın en büyük farzlarından biri ve dinin temelidir. Bu vazifeyi yerine getirecek bir grup teşekkülü farz-ı kifâyedir. İslâm ümmeti, bu görevi yerine getirecek bir cemaat yetiştirmek zorundadır. Bu yerine getirilmediği takdirde, bütün ümmet mes’uliyetten kurtulamaz.

 

ÜMMET=Başında imam-emir bulunan organize olmuş, hiyerarşik düzeni olan topluluk demektir.Kum yığını gibi insanlar topluluğu ümmet olamaz.

Ümmet olabilmenin ilk esası, bir imamın bir liderin önderliğinde hükmî şahsiyete kavuşmaktır.

 

HAYIR=Din veya dünya ile ilgili bir iyiliği ihtiva eden her şeydir, yani tevhîd akidesine, İslâm’a uygun olan her söz, iş ve davranıştır.

MA’RUF= İslâm’ın iyi olarak kabul ettiği ve Allah’a taatin içinde saydığı her şeydir. 

MÜNKER= Ma’ruf’un zıddı olup, İslâm’ın iyi saymadığı, dinin emirlerine aykırı bulduğu ve Allah’a karşı ma’siyet olarak gördüğü şeylerdir.

Ma’rûf ve münkerin ölçüsü, bunların Kur’an ve Sünnet’le belirlenmiş olmasıdır. Başka bir ölçü ile bunları tayin ve tesbite yönelmek, nefsîliğe, hevâ ve hevese uymak olur. Bunun sonu yoktur, neticesi ise tefrikadır. 

 

Asr-ı Saadet’te bir grup insan Resûl-i Ekrem'e S.A.V.gelerek sordular:

"Yâ Resûlallah! İçinde iyilerin de bulunduğu bir memleket helak olur mu?"

Bu soruya Efendimiz "Evet, helak olur!" buyurdu.

"Nasıl olur yâ Resûlallah?" diye sormaları üzerine, "İsyana, kötülüklere sükût etmeleri ve bu suretle dine ihanet etmeleri sebebiyle!" buyurdular.

Fahr-i Kâinat Efendimiz günahkâr bir kavmin nasıl helak edildiğini de şöyle haber veriyor:

"Allah Teâlâ bir azap meleğine emretti: 'Filân kasabanın altını üstüne çevir!' Melek dedi: 'Yâ Rab! Onların içinde sana bir defa olsun isyan etmeyen filân zat vardır?' Cenâb-ı Hak ferman etti: 'Onu da onları da altüst et! Zira onun yüzü bir defa bile kötülük yapan kimselere benim rızam için ekşimemiştir, kötülükten vazgeçirmeye çalışmamıştır!' buyurdu."

Onun içindir ki, hadîs-i şerifte, "Sizden biriniz bir kötülüğün işlendiğini görürse, hemen onu eliyle bozsun. Eğer gücü yetmezse diliyle... Şayet buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzedip o işi reddetsin. Bu, îmanın en zayıf olanıdır." buyurulmaktadır.

 

Ravi Nu’man b. Beşir (ra),kıssayı şöyle nakleder:

Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın (cc) sınırlarını gözetenlerle çiğneyenler bir geminin kısımlarını kura ile aralarında pay eden ve kurada bir bölümüne geminin üst kısmı, diğer bölümüne de geminin alt kısmı düşen kişilere benzerler.Geminin altındakiler su alacakları zaman yukarıdakilere uğrayıp suyu ordan temin etmektedirler. Bir ara alttakiler: ‘Biz suyun kendi payımıza düşen kısmını geminin altını delerek temin etsek de yukarıdakilere hiçbir sıkıntı vermesek olmaz mı?’ diye sordular.” Hz. Peygamber (sas): “Üsttekiler, alttakilerin böyle yapmasına ses çıkarmazlarsa gemidekilerin hepsi ölür. Onların ellerini tutar (ve böyle yapmalarına engel olurlarsa) kendileri de onlar da kurtulur.” dedi.Buhari

 
Etiketler: İYİLİĞİ, EMRETMEK,
Yorumlar
Haber Yazılımı